extend ... - Turco Inglés Diccionario

extend ...

Significados de "extend ..." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
extend v. sunmak (taziye/kutlama)
extend v. genişletmek
extend v. uzatmak
General
extend v. temdit etmek
extend v. büyütmek
extend v. süreyi uzatmak
extend v. genişlemek
extend v. büyümek
extend best wishes v. en iyi dilekleri iletmek
extend polls v. oy verme süresini uzatmak
extend one's power v. yetkisini genişletmek
extend one's authority v. yetkisini genişletmek
extend v. germek
extend v. devam ettirmek
extend v. varmak
extend v. uzanmak
extend v. yetişmek
extend v. (yardım eli) uzatmak
extend along v. uzanmak
extend one's leg v. ayak uzatmak
extend the visa v. vize uzatmak
extend v. vermek (yardım/kredi vb)
extend one's market share v. pazar payını genişletmek
extend v. sürmek
extend the visa v. vizeyi uzatmak
extend v. vermek
extend v. yaymak
extend over a period of time v. zamana yaymak
extend out to the market v. pazara yayılmak
extend to the market v. pazara yayılmak
extend v. uzatmak
extend one's scope v. kapsamını genişletmek
extend an invitation v. resmi bir davetiye göndermek
extend one's market v. pazar genişletmek
extend one's market v. piyasasını genişletmek
extend one's market v. pazarını genişletmek
extend one's greetings to someone v. selam sunmak
endlessly extend along v. uçsuz bucaksız uzanmak
extend the time v. süreyi uzatmak
extend the portfolio v. portföyü genişletmek
extend v. sağlamak
extend v. tevsi etmek
extend v. artırmak
extend v. uzamak
extend to v. -e uzatmak
extend over v. -e kadar uzanmak
extend to v. -e genişletmek
extend the membership v. üyelik uzatmak
extend the membership v. üyeliği uzatmak
extend one's holiday v. tatilini uzatmak
extend one's vacation v. tatilini uzatmak
extend the inquiry v. tahkikatı genişletmek
extend a hand v. elini uzatmak
extend the time of delivery v. teslim süresini uzatmak
extend the delay v. mühletini uzatmak
extend the delay v. vadesini uzatmak
extend the time for payment v. ödeme mühletini uzatmak
extend the business v. işlerini genişletmek
extend the credit v. krediyi genişletmek
extend the time v. vadesini uzatmak
extend the business v. ticaret sahasını genişletmek
extend the time v. mühletini uzatmak
extend the term of delivery v. teslim süresini uzatmak
extend life v. ömrü uzatmak
extend someone's condolences v. taziyelerini sunmak
extend someone or a company credit v. (birisine/bir şirkete) kredi sağlamak
extend someone or a company credit v. (birisine/bir şirkete) kredi kullandırmak
extend credit to someone or a company v. (birisine/bir şirkete) kredi sağlamak
extend credit to someone or a company v. (birisine/bir şirkete) kredi kullandırmak
extend a hand v. yardım eli uzatmak
extend all the way to v. -e kadar ulaşmak
extend the contract v. sözleşmeyi uzatmak
extend the contract v. kontratı uzatmak
extend the deal v. sözleşmeyi uzatmak
extend the deal v. kontratı uzatmak
extend over time v. zamana yayılmak
extend to next week v. gelecek haftaya sarkmak
extend the time by 5 minutes v. zamanı beş dakika daha uzatmak
extend the battery life v. batarya ömrünü uzatmak
extend the battery life v. pil ömrünü uzatmak
extend lead v. farkı açmak
extend lead v. aradı farkı açmak
extend v. çıkıntı yapmak
extend [obsolete] v. söke söke almak
extend v. çıkmak
extend v. tam kapasiteyle uygulamak
extend v. sonuna kadar çabalamak
extend oneself v. sonuna kadar zorlamak
extend v. ötelemek
extend v. ertelemek
extend v. son raddeye kadar zorlamak
extend v. süresini artırmak
up to some extend adv. bir yere kadar
Phrasals
extend along v. boyunca uzanmak
extend across v. boyunca uzanmak
extend across v. ötesine geçmek
extend into something v. (bir yerin içine kadar) uzanmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya) sirayet etmek
extend from (something) v. bir şeyden bir şeye genişlemek/yayılmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya) bulaşmak
extend from (something) v. bir yerden bir yere genişlemek/yayılmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya) kadar uzanmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya) saçılmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya ) kadar dağılmak
extend (from something) (to something) v. (bir noktadan diğer noktaya) yayılmak
extend something to something v. (bir şeyi bir şeye) kadar uzatmak
extend over (someone or something) v. (biri/bir şey) boyunca yayılmak
extend to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kadar uzanmak
extend to v. -i kapsamak
extend to v. -i bildirmek
extend to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kadar yayılmak
extend something to something v. bir şeyi bir şeye kadar uzatmak
extend to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kadar gelmek
extend to (something) v. (bir şeyi) iletmek
extend something to something v. bir şey için verilen zamanı (bir noktaya kadar) uzatmak
extend across (something) v. (bir şeye) yayılmak
extend to v. -i iletmek
extend to (something) v. (bir şeyi) uzatmak
extend to (something) v. (bir şeyi) sunmak
extend to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kapsamak
extend something to something v. (bir şeyi ileri bir tarihe) almak
extend something to something v. (bir şeyi bir şeye) kadar ertelemek
extend to (something) v. (bir şeyi) bildirmek
extend over (someone or something) v. (birine/bir şeye) kadar uzanmak
extend over (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sarmak
extend something to something v. bir şeyi bir şeye uzatmak
extend over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) her yerine yayılmak
extend across (something) v. (bir şey) boyunca uzanmak
extend something to something v. bir şeyi bir noktaya (kadar) uzatmak
extend something to something v. bir şeyin zamanını (bir şeye kadar) uzatmak
extend to v. -e uzamak/uzanmak
extend to (someone or something) v. (birine/bir şeye) uzanmak
extend to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kadar devam etmek
extend to v. -i sunmak
extend across (something) v. (bir şeyi) kaplamak
extend something to something v. (bir şeyi bir şeye) uzatmak
Colloquial
eee (embrace, extend, and extinguish) expr. al, büyüt, rakipsiz ol
eee (embrace, extend, and extinguish) expr. al, geliştir, en iyisi ol
embrace, extend, and extinguish expr. al, geliştir, en iyisi ol
embrace, extend, and extinguish expr. al, büyüt, rakipsiz ol
Idioms
extend one's sympathy v. başsağlığı dilemek
extend an olive branch v. zeytin dalı uzatmak
extend one's sympathy to someone v. taziyelerini sunmak
extend back a long time v. uzun bir geçmişe dayanmak
extend credit to v. -e veresiye vermek
extend credit to v. -e kredi vermek
extend credit to (one) v. (birine) kredi vermek
extend (one) credit v. (birine) veresiye vermek
extend (one) credit v. (birine) kredi vermek
extend sympathy v. taziyelerini sunmak